Bu

Her telefona uyan şarj

telefona uyan

İnce uçlu-kalın uçlu’ aramaya son!

Uluslararası Cep Telefonu Üreticileri ve Telekom Şirketleri Platformu (OMTP) önümüzdeki yıldan itibaren bütün cep telefonlarında kullanılabilecek tek bir şarj aletinin kullanıma sunulacağını bildirdi.

Nokia ve Ericson gibi dev cep telefonu üreticilerinin yanı sıra Orange, Telenor, Vodafone gibi uluslararası telekomünikasyon firmaları tarafından da desteklenen projenin cep telefonu kullanıcıları için büyük bir kolaylık sağlaması bekleniyor. Yeni şarj aletinin halen Apple tarafından üretilen İ-Phone’larda da kullanılan usb girişli olacağı öğrenildi. Uzmanlar söz konusu projenin milyonlarca Euro değerinde tasarruf sağlayacağını ifade ediyor.

AVRUPA PROJEYİ ONAYLADI
Dünyanın farklı ülkelerindeki yüz milyonlarca cep telefonu kullanıcısı tarafından uzun süreden beri beklenen ortak şarj aleti nihayet gerçek oluyor. Cep telefonu üreticileri ve Telekom firmaları nihayet bu konuda anlaşmaya vardığı öğrenildi. Önümüzdeki yıldan itibaren tek bir şarj aleti markasına bakılmaksızın bütün cep telefonlarında kullanılabilecek. Ortak şarj cihazı projesi Avrupa Birliği’nin standartlardan sorumlu organizasyonu CENELEG tarafından da onaylandı.

Danimarka Standartları Enstitüsü kararı büyük bir başarı olarak değerlendirdi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Danimarka Standartları Enstitüsü danışmanlarından Christian Verholt, “Ortak şarj aleti sadece müşteriler için değil aynı zamanda çevre için de büyük bir iyilik olacak” dedi.

Düzenliyen: Cihan
Kaynak: Haberturk

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Pazar, Kasım 21st, 2010 Haberler, Teknoloji Yorum Yapılmamış

20 milyon dolara mal olan virüs

virüs

Varlıklı piyanist, kendini akıl almaz bir dolandırıcılık hikayesinin ortasında buldu.

Varlıklı piyanist Roger Davidson’ın bilgisayarına giren virüs kendisine 20 milyon dolara mal oldu. Yalnız parayı piyanistten sızdıran virüs değil, tam aksine Davidson’ın virüsten bilgisayarını arındırmak için götürdüğü bilgisayarcıydı. 2004 yılında bilgisayarındaki virüsü temizlemesi için bilgisayarını Vickram Bedi ve Helga Invarsdottir’in bilgisayarcı dükkanlarına bırakan piyanist, kendini akıl almaz bir dolandırıcılık hikayesinin ortasında buldu.

Polisin anlattıklarına göre; Vickram ve Helga, varlıklı piyanisti, bu virüsün aslında hükümetin iç işlerince yerleştirildiğini, yabancı ulusların ve Katolik kilisesi rahiplerinin bu virüsün arkasında olduğuna inandırdı. Hürriyet’te yer alan habere göre, daha sonra 24 saat güvenlik sağlamak koşuluyla Davidson’dan aylık 160 bin dolar aldılar. Tabii ki bu olay bugün, yani 6 yıl sonra ortaya çıkana kadar… Polisin açıklamalarına göre dolandırıcılar Davidson’ın harcadığı paraları bile kontrol eder hale gelmişler.

Dolandırıcıların suçlu bulunursa 8 ila 25 yıl arasında hapis cezası almaları bekleniyor…

Düzenliyen: Metin

Tags: , , , , , , , , , , , ,

Çarşamba, Kasım 17th, 2010 Teknoloji Yorum Yapılmamış

Derbide kazanan yok

Manchester city

Premier League’de haftanın maçında Manchester City ile Manchester United yenişemedi.

İngiltere Premier League’de Manchester derbisinde kazanan olmadı. 90 dakika boyunca kazanmaktan çok kaybetmemeyi düşünen iki takımın mücadelesinde gol sesi çıkmadı ve taraflar sahadan 1 puanla ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 24′e yükselten Manchester United, lider Chelsea’nin 4 puan gerisine düşerken Manchester City ise 21 puana yükseldi.

Tags: , , , , , , , , , ,

Perşembe, Kasım 11th, 2010 Spor 1 Yorum

Saraydaki Mücevher Tv Dizisi

saraydaki-mucevher

Saraydaki Mücevher (Dae Jang-geum), Güney Kore TV kanalı MBC tarafından yapılmış 2003 TV serisidir. Türkiye’de, 14 Ocak 2008′den itibaren TRT 1′de yayınlanmıştır.

Joseon Hanedanlığı’nın Vakayiname’sinde betimlenen tarihi figür gevşekçe temel alınarak oluşturulan hikâye, Kore’nin Joseon Hanedanı’nın ilk bayan saray hekimi Jang-geum’nın (okunuşu: Cangema, oynayan: Lee Young-ae) üzerine odaklanır. Ana tema, Jang-geum’nın sebatı olmakla beraber geleneksel Kore kültürünün özellikle de Kore saray mutfağının ve tıbbının betimlemesidir.

Hikaye, Joseon Hanedanlık’ı altındaki Kore’de, Kral Seongjong, ( okunuşu Seçong ) Kral Yeonsan-gun ( okunuşu Yonsan ) (1494-1506) ve Kral Jungjong’un (1506-1544) saltanatları esnasında geçmektedir. Hikaye, (o sıralar veliaht prens olan) Kral Yeonsan-gun’un annesi Kraliçe Yun’un, kralın emri üzerine bir grup saray muhafızı tarafından zehirlenmesi ile başlar.

Olaydan sonra, gruba eşlik eden bir saray muhafızı, Seo Cheon-soo, ( okunuşu Çunso Seo ) eve dönüş yolunda bir kaza geçirir. Ona, hayatının üç kadın etrafında döneceğini söyleyen esrarengiz bir keşiş tarafından kurtarılır: ilk kadının ölümüne neden olacaktır, ikinci kadının hayatını kurtaracak ancak daha sonra ölmesine neden olacaktır ve üçüncü kadın da adamın ölmesine neden olacak ancak daha sonra birçok hayat kurtaracaktır. (Bir hayli zaman geçtikten sonra kim oldukları netleşen bu üç kadın sırasıyla Kraliçe Yun, Park Myeong-yi, ( Muyuni Park )yani Jang-geum’nın annesi ve Jang-geum’nın kendisidir.) Bu olayın neden olduğu psikolojik sıkıntı, sonunda Seo Cheon-soo’nun istifasına yol açar. Bunlar olurken, sarayda mutfak leydisi olan Park, Leydi Choi’u ( Çoy ) Ana Kraliçe’nin yemeğine zehir katarken gördüğüne dair tanıklık eder ancak şikayet ettiği üst mutfak leydileri bu işi yaptıran asıl kişiler olduğu için Park Myeong-yi’ye bir iftira atarak kendi iç prosedürlerine göre (zehir içmeye zorlayarak) öldürürler. İlk önce, zehirin içine gizlice panzehir karıştıran ve beline de olayları anlatan bir kâğıt sıkıştıran saraydaki en iyi arkadaşı, mutfak leydisi Han tarafından, daha sonra da, inzivaya çekilmiş olan Seo tarafından kurtarılır. İkisi evlenirler; uzak bir köyde, düşük sınıftan (cheonmin) insanlarmış gibi davranarak gizlice yaşamlarını sürdürürler ve Seo Jang-geum adındaki oldukça zeki olan küçük kızlarını büyütürler.

1504 yılında Kral Yeonsan-gun, annesinin cinayeti hakkında geniş bir araştırma başlatılması emrini verir ve sonunda Seo ile ailesi, bir bakıma Jang-geum yüzünden (çünkü ailesinin düşük sınıfa mensup olmadığını, babasının eskiden bir saray muhafızı olduğunu herkesin içinde ağzından kaçırır) bulunur. Bu, Seo’nun tutuklanmasına ve ailesinin dağılmasına neden olur. Jang-geum ve annesi kaçarlar ancak Myeong-yi, düşmanları tarafından ölümcül bir şekilde yaralanır. Ölümünden önce annesi, Jang-geum’ya son arzusunu söyler: onun, Saray Mutfağı’nın Baş Kâhyası olmasını ve annesine yapılan haksızlığı Mutfak Baş Kâhyası’nın kayıt defterine (onurunun iade edilmesi için) yazmasını ister.

Jang-geum, başından geçen birkaç maceranın ardından saraya girmeyi başarır. Cesareti, meraklılığı, yeteneği, iyi kalpliliği ve kararlılığı sayesinde (annesinin en iyi arkadaşı olan -ancak bunun çok daha sonra keşfeder-) Leydi Han’ın, Mutfak Baş Kâhyası olmasına yardım eder. Saraydaki yılları boyunca, birçok sıkıntıyla başa çıkmak zorunda kalır ve diğer leydi adaylarından daha akıllı olduğu için diğerlerinden ayrı tutulur. Bununla beraber Jang-geum’nın cesareti asla kırılmaz ve yemek pişirmenin amacı, yiyene sağlık ve mutluluk getirmektir felsefesi ile yemek yapmaya devam eder. Ancak, Saray Mutfağı’nda tekellik kazanmak için Leydi Choi ve yeğeni Choi Keum-yeong ( Gumyang Çoy ) tarafından başı çekilen, aynı zamanda yüksek rütbeli memurların ve (Leydi Choi’un abisi) tüccar Choi Pan-sul’un ( Pan Sol Çoy ) da dahil olduğu bir komplo ile vatana ihanetle suçlanan Leydi Han ve Jang-geum, köle olarak Jeju Adası’na ( Cecu ) sürgün edilirler. Jeju’ya giderlerken yolda aşırı derecede bitkin düşmüş olan Leydi Han ölür. Sarayda ise Leydi Choi, Mutfak Baş Kâhyası’nın yerine geçer.

Jang-geum, Jeju adasında iken, başlangıçta sadece bir köle olduğunu zannettiği Jang-deok ( Candokya ) ile karşılaşır. Bununla beraber, kısa süre sonra keşfeder ki Jang-deok ünlü bir hemşiredir. Jang-deok’nın açık sözlü ve pragmatik doğası başlangıçta Jang-geum’yı gücendirir fakat kısa süre sonra Jang-deok’nın kendini, hayat kurtarma mesleğine gerçekten adamış olduğunu anlar. Jang-geum, başarılı hemşirelerin özenli bir değerlendirmeden sonra sarayda çalışmak için seçilebileceklerini öğrenir. Annesinin ve Leydi Han’ın intikamını alabilmek için saraya dönebilmenin tek yolunun bu olduğunu fark eder. Jang-deok’nın yanında tıp öğrenir; sıkı çalışması ve kararlılığı, onu, başarılı bir hemşire haline getirir. Bununla beraber, bir tıp insanı olmanın erdemlerini tam anlamıyla kucaklayabilmek için kendini, kalbindeki nefretten kurtarmayı öğrenmesi gerekmektedir. Bunu yapar ve sonunda başarılı bir şekilde tekrar saraya girer.

Çok geçmeden, artık Mutfak Baş Kâhyası olmuş olan Geum-yeong ile karşılaşır. Önceli, acımasız Leydi Choi, bu mevkideki Leydi Park’ı kovdurarak onun yerine geçip Genel Sekreter olmuştur. Jang-geum’yı başlarından attıklarından beridir de Jang-geum’nın (şu an Kral’ın saray kabinesinin bir üyesi haline gelmiş olan) Yüzbaşı Min Jeung-ho ( Cungo Min ) ile ilişkisi yoğunlaşmıştır ve aralarında bir aşk hikâyesi gelişir. Jang-geum’nın en iyi arkadaşı Yeon-seng, ( Yonsenga ) Jang-geum uzaktayken, Kral’ın cariyesi olmuştur; daha sonra sekizinci Kraliçe haline gelir ve böylece Jang-geum’ya, sarayda, daha fazla destek olur.

Bu arada kral tekrar hastalanır ve saray mutfağının başkahyası gözaltına alınır. Ancak Jang-geum, Kral’ın gıdalardan zehirlenmediğini gayet iyi bilmektedir.

Kralın sağlık raporlarını gizlice dışarı çıkarır ve kopyalarını alır. Fakat saray beyleri raporların kayıp olduğunu farkederler. Bir hemşirenin bu gizli belgeleri okuması, dışarı çıkarması ve kopya etmesi çok büyük bir suçtur ve cezası ölümdür.

Kraliçe Jang-geum’ya idam cezası verir. Ancak kraliçe Jang-geum’nın niyetini gayet iyi bilmekte ve ona çok güvenmektedir. İdam emrini geçici bir süre durdurur. Kraliçe kendi tahtınıda tehlikeye atarak ondan kralın gerçek hastalığının sebebini bulmasını ister. Ancak bu şekilde hayatını kurtarabileceğini söyler ve gizlice sebze bahçesine yollar. Jang-geum’ya yardım eden Jang-deok kralla aynı belirtileri gösteren hastalar bulur. Sonunda o hastaları tedavi ederler. Ancak bu onların daha önce görmediği, duymadığı bir hastalık olduğu için hastalığın adını bilmemektedirler. Bu arada araştırma yapan doktor Yonsa eski bir Çinli doktorun kitabından yararlanarak hastalığın adının deri tüberkülozu olduğunu söyler. Çinli doktorun kitabında hastalğın tedavisi yazmaktadır ama bu Jang-geum’ınkinden farklıdır. Jang-geum’un tüm ısrarlarına rağmen dokturun tedavisini uygularlar ama kral iyileşmez. Sonunda Jang-geum’nın tedavi yöntemi uygulanır ama uygulama sırasında kralın gözleri kör olur. Kraliçe bu durumdan Jang-geum’u sorumlu tutar. Ancak Jang-geum kralın gözlerinin tedavi yüzünden değil, hastalıktan dolayı kör olduğunu söyler ve kralın nabzına bakmak ister. Bu isteği saray kurallarına tamamen aykırıdır. Ancak kraliçe başında Jang-geum’a güvenmiştir ve bu isteğini yerine getirir.

Jang-geum kralın nabzını ölçtüğünde başka birşeylerden şüphelenir ve araştırma yapar. Sonunda deri tübekülozuna neden olan asıl sorunu bulur ve tedavisini uygulamaya başlar. Ancak kral zayıf düşmüştür ve hazırlanan ilaçları içmekte zorlanır. Bu durumda kraliçe panikler, bir anda tedaviyi yarıda keser ve Jang-geum’yı hapise yollar. Fakat kralı inceleyen doktorlar kralın durumunun iyi gittiğini ve bunu Jang-geum’un tedavisine bağlarlar. Kraliçe Jang-geum’u tekrar çağırır ve kralın gözlerini tedavi etmesini ister. Jang-geum hiç denenmemiş yöntemler deneyerek kralın gözlerini açar.

Laydi Han ve Jang-geum’un kükürtlü ördek yüzünden suçlu gösterip sürgün cezası almalarına neden olan Doktor Yonsa Chang, Jang-geum’un kralı iyileştirmesinden sonra onlara yaptıklarından dolayı vicdanen rahatsız olmaya başlamıştır. Bu arada zamanında Jang-geum’a zarar veren gerek eski saray sekreteri Lady Tang Park, gerek Laydi Choi ve gerekse bakan Gyeom-Ho Oh ( Guyumho )birbirlerine girmiştir. Bu karışılıktan faydalanan Jang-geum ve Yüzbaşı Min Jeung-ho çarpıcı bir sorgulama safhasının ardından Leydi Choi’un ve emrindekilerin geçmiş entrikalarını ortaya çıkarır ve bu durum Choi ailesinin ve yüksek rütbeli memurların yıkımı ile sonuçlanır.

Jang-geum annesinin bıraktığı vasiyeti yerine getirmek için geçici olarak saray mutfağına başkahya olur. Annesinin vasiyet ettiği şekilde hikâyesini başkahyanın defterine yazar.

Jang-geum gerek sarayda gerekse saray dışında birçok hastanın hayatını kurtarmıştır. Salgın hastalık zannedilip ölüme mahkûm edilmiş bir köy dolusu insanın aslında gıda zehirlenmesi geçirdiğini anlar ve onları tedavi eder. Daha önce Jang-geum, Kraliçe’nin rahminde ölü bir bebek olduğu konusunda doğru teşhiste bulunarak Kraliçe’nin hayatını kurtarmıştır. Ayrıca Ana Kraliçe’yi de tedaviye ikna etme konusunda başarılı olmuştur ve saray hekimleri tarafından, uzun zamandır yanlış teşhis edilmekte olan Kral’ın kronik hastalığının temel sebebini bulmuştur. Şimdi ise, oğlunun çiçek hastalığını tedavi ederek Kraliçe’nin minnettarlığını daha ziyadesiyle kazanır.

Olayların ilginç bir şekilde cereyanıyla Kral, Jang-geum’ya aşık olur, ancak, Jang-geum’nın sevgisinin tıpta yattığını anlayınca onu cariyesi yapma fikrinden sakınır. Başarılarının tanınması ve onu yanında tutmak için Kral, adından önce gelecek olan (“Büyük” anlamında) “Dae” ünvanını ve 9-dereceli sistemde (en düşük derece dokuzdur rakamlar küçüldükçek rütbe büyür) üçüncü dereceden memuriyet pozisyonu vererek Jang-geum’yı şahsi hekimi yapmaya karar verir. Ayrıca saray kabinesinin de bir parçası haline gelir.

Kral’ın kararı; seçkin bürokraside bir kadın bulunmasının ülkenin tarihine açık bir saygısızlık olduğunu ve Kral’ın, şahsi hekimi olarak bir bayanı seçmesinin duyulmamış bir şey olduğunu iddia eden bilginler ve bakanlar tarafından çok fazla tartışma ve protesto ile karşılanır. Jang-geum, bu görevi kabul ederek, kadınların da hakları ve gücü olduğunu gösterebileceğini anlayınca isteksizce, kendini riske atarak kabul eder. Onun terfisini sadık bir şekilde destekleyen Min Jeung-ho, alimlerin öğretilerine karşı geldiği için mimlenir ve sürgün edilir.

Kral’ın hastalığı ciddi bir hale gelir; durumunu çok iyi anlamasına ve gösterdiği özenli bakıma rağmen Jang-geum’nın yapabileceği fazla bir şey kalmamıştır. Artık akupunktur veya ilaçlarla tedavi edilememektedir. Son çare olarak, ameliyatı önerir. Saray memurları, bu hiç duyulmamış, devrim niteliğindeki yaklaşım karşısında dehşete kapılırlar ayrıca Kral’ın da kanı akıtılamayacak kadar kutsal olduğunu düşünmektedirler. Kral, Jang-geum’ya inanmasına rağmen, eğer ameliyat başarısız geçerse Jang-geum’nın idam edileceğinden emin olduğu için düşüncelidir. Durumu iyice bozulan Kral, ölümünün yaklaştığını bilmektedir fakat Jang-geum’nın kaderi konusunda daha da endişelenmektedir. Onu korumak için Kral, Jang-geum’yı saraydan uzaklaştırtarak Jeong-ho ile tekrar biraraya gelmesine ve kaçmalarına izin verir. Evlenmişlerdir ve sekiz yıldır kızları Sona ile birlikte yaşamaktadırlar. Tüm bu süre boyunca, Kral Jungjong’un ölümünden beri, aleyhlerinde konuşan kimseler onları aradıkları için Jang-geum ve Jeong-ho yersiz yurtsuz yaşamaya mecbur kalmışlardır. Bununla beraber, Jang-geum nereye gitseler hastaları tedavi etmeye devam etmiştir.

Sonunda, izleri bulunur ve saraya geri getirilirler. Jang-geum’yı hemşire iken destekleyen eski Kraliçe Munjeong artık muazzam bir güce sahiptir ve ana kraliçe olmuştur. Tarafından eski ünvanları ve itibarları geri verilir. Jang-geum, saraydaki tüm arkadaşlarını yüksek mevkilerde bulur. Artık saray, Choi ailesinin idaresindeki eski haline göre çok daha huzurlu bir yer olmuştur. Bununla beraber, Jang-geum ve Jeong-ho, saray politikalarından sakınmaktadırlar ve yollarına devam etmeye karar verirler. Hikaye, Jang-geum’nın hamile bir köylü kadına başarılı bir şekilde ilk defa sezaryan ameliyatı yapmasının ardından biter.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Salı, Kasım 9th, 2010 Biyografi 2 Yorum

İngiltere'nin fendi Youtube'u yendi

ingiltere-youtube

İngiltere istedi, Youtube tüm videoları kaldırıyor

Popüler video paylaşım sitesi Youtube, İngiltere yönetiminin Beyaz Saray’a baskı yapmasının ardından, El Kaide ile bağlantılı videoları yayından kaldırmaya başladı

MERKEZİ ABD’de bulunan video paylaşım sitesi Youtube, İngiltere’nin konuya ilişkin tepkisini Beyaz Saray’a iletmesinin ardından, terör örgütü El Kaide ile bağlantılı videoları yayından kaldırma kararı aldı. Telegraph Gazetesi, sitenin önceki akşamdan bu yana çok sayıda videoyu yayından kaldırdığını duyurdu. Videolar arasında, ABD’nin New York kentindeki sinagoglara bombalı paketler gönderilmesi planından sorumlu tutulan Yemenli imam Enver El Avlaki’nin Müslümanları cihada çağırdığı görüntüler de bulunuyor. Gazete, hafta başı itibarıyla sitede Avlaki’nin 5 bini aşkın videosunun bulunduğunu vurguladı.

WASHINGTON’A ZİYARET
İngiltere Güvenlik Bakanı Barones Neville Jones’un, geçen hafta gerçekleştirdiği Washington ziyaretinde Londra yönetiminin videolardan duyduğu rahatsızlığı ABD’li yetkililere ilettiği belirtildi.

Londra bombacıları ile bağlantılı

ABD’nin hedef listesine aldığı Yemenli imam Enver El Avlaki’nin, 7 Temmuz 2005’te İngiltere’nin başkenti Londra’da El Kaide militanlarının metro istasyonları ve otobüslere düzenlediği bombalı saldırılarla da bağlantısı olduğu düşünülüyor. İngiliz istihbarat yetkilileri, 2002 yılında İngiltere’ye gelen ve 2 yıl burada kalan Avlaki’nin, eylemi düzenleyen militanlarla görüştüğünün
belirlendiğini vurguluyor.

Düzenliyen: Mert

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Cuma, Kasım 5th, 2010 Haberler, Teknoloji Yorum Yapılmamış

Hollywood bu yıl uzaylı istilasına uğrayacak

Hollywood

Roland Emmerich’ten ‘düşük bütçeli’ bir uzaylı filmi geliyor

Vampir filmleriyle bir dönemi kapatan Hollywood, önümüzdeki sezonla birlikte uzaylı filmlerinin istilasına uğrayacak gibi görünüyor. Önümüzdeki dönem ‘Monsters’, ‘Skyline’, ‘I Am Number Four’, ‘Cowboys and Aliens’, ‘Alien’, ‘Cloverfield 2′ de dahil olmak üzere 20′den fazla uzaylı istilası filmine imza atılacak olan Hollywood’ta, ünlü yönetmen Roland Emmerich de boş durmuyor ve düşük bütçeli ‘The Zone’ isimli bir projeye başlıyor.

’2012′, ‘Yarından Sonra’, ‘Kurtuluş Günü’ gibi yüksek bütçeli filmlerle tanınan yönetmen Roland Emmerich; düşük bütçelerine rağmen gişede yüksek hasılat yapan ‘Canavar’, ‘Yasak Bölge 9′ ve ‘Paranormal Activity’ gibi düşük bütçeli bir film çekmek istiyor.

EL KAMERASI İLE ÇEKİLEBİLİR
En son 200 milyon dolarlık ’2012′yi çeken Emmerich’in ‘The Zone’ projesinin bütçesi sadece 5 milyon dolar olarak açıklandı. Hatta kadrosunda çoğu tanınmamış ismi barındırması düşünülen ‘The Zone’un el kamerası ile çekilmesi de gündemde.

Fransız yönetmen-senarist Guillaume Tunzini’nin senaryosunu yazdığı film, yaşlı bir gazeteci ve 20′lerinde siyah bir kameramanın merkezinde geçecek.

Düzenliyen: Arif Kamp

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

Pazartesi, Kasım 1st, 2010 Haberler 2 Yorum

Microsoft'tan yüksek kar artışı

Microsoft-2

Yazılım devi Microsoft’un karı geçen yıla göre yüzde 51 artış yakaladı

Dünyanın en büyük yazılım şirketi Microsoft’un ilk çeyrek karı yüzde 51 arttı. Karın artışında, Windows ve Office yazılımlarına gelen güçlü talep etkili oldu.

Microsoft’dan yapılan açıklamada, eylül ayında biten üç ayda (şirketin mali yılına göre ilk çeyrek) şirketin net karının geçen yılla karşılaştırıldığında yüzde 51 artarak 3,6 milyar dolardan (hisse başına 40 sent) 5,4 milyar dolara (hisse başına 62 sent) çıktığı belirtildi.

Şirketin gelirleri ise söz konusu dönemde yüzde 25 artarak 12,9 milyar dolardan 16,2 milyar dolara çıktı.

WİNDOWS’UN GELİRİ YÜZDE 66 ARTTI
Şirketin sadece Windows bölümünün geliri yüzde 66 artışla 4,8 milyar dolara, Office ve diğer yazılım bölümlerinin geliri ise yüzde 14 artışla 5,1 milyar dolara yükseldi. Microsoft’un online gelirleri ise yüzde 8 artışla 527 milyon dolara çıktı.

Microsoft Üst Mali Yöneticisi (CFO) Peter Klein, ”Güçlü büyüme ve Office 2010, Windows 7 ve Xbox 360 konsol ve oyunlarından gelen güçlü tüketici talebiyle bu çeyrek istisnai bir çeyrek oldu” dedi.

Geçen hafta Microsoft’un yazılım biriminin mimarı Ray Ozzie, beklenmedik şekilde istifa etmiş ve şirketin ”PC’den öte” düşünmesi gerektiği konusunda uyarmıştı.

Düzenliyen: Arif

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Pazar, Ekim 31st, 2010 Haberler Yorum Yapılmamış

Bruce Lee’nin gençliği beyaz perde'de

Bruce Lee

Bu filmle ünlü yıldızın özel hayatına dair birçok bilgi gün yüzüne çıkacak

1972 yılında hayatını kaybeden Çin asıllı ABD’li oyuncu ve savunma ustası Bruce Lee’nin ünlü olmadan önceki hayatını konu alan film, Lee’nin 70’inci doğum gününden iki gün önce, 25 Kasım’da gösterime girecek. Çince çekilen filmde, sanatçının kardeşlerinin kaleme aldığı ‘Bruce Lee, My Brother’ kitabından esinlenildi.

Filmin yapımcısı Manfred Wong, proje hakkında, “Lee’nin filmleri ve savunma felsefesi hakkında hepimiz bir şeyler biliyoruz. Ama kimse ünlü yıldızın ailesi ve ilk aşkı gibi konularda bilgi sahibi değil. Bu filmde bu bilgileri Lee’nin hayranlarıyla paylaşacağız” diye konuştu. 4.6 milyon dolarlık bütçesi olan filmde Bruce Lee’yi Hong Konglu aktör Aarif Lee oynayacak.

Bruce Lee-2

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Cuma, Ekim 29th, 2010 Haberler 1 Yorum

Süper Loto çekildi

superloto

İşte bu haftanın kazandıran numaraları

Süper Loto’nun bu haftaki çekilişinde de 6 bilen çıkmadı ve 5 milyon 965 bin 181 lira haftaya devretti.

Milli Piyango İdaresinden yapılan açıklamaya göre, Süper Loto’nun bu haftaki çekilişinde kazanan numaralar 17, 30, 34, 45, 46 ve 50 olarak belirlendi.

Çekiliş sonucunda 3 bilen 96 bin 286 kişi 6 lira 90′ar kuruş, 4 bilen 4 bin 465 kişi 92 lira 10′ar kuruş, 5 bilen 69 kişi 5 bin 479 lira 10′ar kuruş ikramiye kazandı.

Elde edilen hasılattan Türkiye’nin tanıtımına, Çocuk Esirgeme Kurumu’na, Olimpiyat oyunlarına, savunma sanayine, Kredi ve Yurtlar Kurumu’na 1 milyon 744 bin 392 lira 82 kuruş, KDV’ye 1 milyon 154 bin 429 lira 85 kuruş, Şans Oyunları Vergisi’ne 646 bin 71 lira 42 kuruş aktarıldı.
.

Düzenliyen: Murat

Tags: , , , , , , , , , ,

Cuma, Ekim 29th, 2010 Haberler Yorum Yapılmamış

Tek şarjla 605km

Lekker Mobil

Münih’ten Berlin’e şarj edilmeden ulaşan elektrikli araba “Lekker Mobil” 605 kilometre ile dünya rekorunu kırdı

Almanya’nın elektrikli araba şirketi DBM Energy ve Berlin enerji şirketi Lekker, Münih-Berlin arası ulaşımı sağlayarak elektrikli araçların rutin kullanım kolaylığını insanların hizmetine sundu. Böylece 2015 yılı için hedeflenen “Elektrik Hareketi için Ulusal Kalkınma Planı”na ulaşılırken, aracın yayılım alanı da 5 yıl içerisinde iki kat genişledi. Ekonomi ve Teknolojiler Bakanlığı tarafından desteklenen araç, bugün Bakan Rainer Brüderle tarafından konutunda incelendi. DBM Enerji şirketinin Genel Müdürü
Mirko Hannemann, “Kolibri teknolojisinin çok yüksek tutulmasıyla uzun yolculukların da elektrikli araba ile mümkün kılındığını göstermek istiyoruz” diye konuşurken, Lekker Enerji Şirketi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Thomas Mecke de, “Bu seyahat, elektrikli araçların dünyadaki atılımı olacak” dedi.
130 mil hız ile gidebilen elektrikli aracın, ABS fren sistemi, hava yastığı, klima, radyo ve ısıtmalı koltukları da bulunuyor.

Düzenliyen: Pamuk

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Salı, Ekim 26th, 2010 Haberler Yorum Yapılmamış
sesli sohbet
  • Temizlik
  • Göztepe Temizlik
  • Erenköy Temizlik
  • Ataşehir Temizlik
  • Acıbadem Temizlik
  • Fikirtepe Temizlik
  • Koşuyolu Temizlik
  • Maltepe Temizlik
  • Kartal Temizlik
  • Ümraniye Temizlik
  • Çamlıca Temizlik
  • Sesli Sohbet
  • Vatan Sesli
  • SesliDuy
  • Uhg
  • seslivatan
  • TOPlist
  • sohbet sohbet
  • |
  • seslivatan | | SesliVatan | SesliKal | SesliDuy | seslikal | | TıklaBence | | Omegle | | SesliSayfam | Omegle | Camfrog | Omegle | | görüntülü chat | seslipop | camlı görüntülü chat | kameralı chat | Skype indir Kaçak Site Ekle | | SesliKal | SesliDuy | SesliKal | | | asildünya | eniyisesli | seslimekan | | sesliyaz | sesliyaz | seslipop |