Kanser

Genç, siyah kadınlarda meme kanseri

meme kanseri

İngiltere’de genç siyah kadın daha kötü prognoz ile “kötü” meme kanseri geliştirmek için beyaz muadillerine göre daha olasıdır, araştırma göstermektedir.

Bu grup nüks riski ile daha büyük, daha agresif tümörler vardır.

Bu tedavi için aynı erişim olmasına rağmen, kanser, İngiliz Journal çalışma gösterir.

Henüz kimliği belirlenemeyen biyolojik faktörler sorumlu olabilir gibi, Birleşik Krallık Kanser Araştırma araştırmacılar söylüyorlar.

Bu tür kadınlar tamoksifen gibi nedeniyle tümör makyaj genetik meme kanseri ilaçlara daha az cevap olabilir, diyorlar.

Olmak üzere 118 siyah – - onlar meme kanseri tanısı konduğu 40 daha gençti Southampton Üniversitesi’nde temel araştırma ekibi, yaklaşık 3000 İngiltere kadınlardan veri baktı.

Bu vücut ağırlığı ve bu kemoterapi durumu gibi tedavi çeşitleri gibi farklılıklar dikkate alınmıştır bile, siyah etnik kötü prognoz bağımsız bir göstergesi olarak kaldı.

Dr Ellen Copson ve arkadaşları bu uluslararası bir eğilim olabilir düşündüren, ABD’de benzer bulgular olmuştur söylüyorlar, ama daha fazla araştırma kesin nedeni veya nedenleri tespit etmek denemek için gereklidir.

Siyah kadınlar daha az belirtilerin farkında ya da daha az “meme farkında” ve endişe verici değişiklikleri tanımlamak için çok daha az ise erken tanı da bir rol oynayabilir, diyorlar.

Bu, kanser başarılı tedavi ve iyileşme şansını azaltacak daha sonraki bir aşamada teşhis edilir anlamına gelebilir.

NHS tedavisi herkes için eşit olarak tasarlanmış olsa da, bu İngiltere ve dil engelleri son göç gibi bazı kültürel faktörler pratikte sağlık hizmetlerinin kullanımı etkileyebilir, diyorlar.

Dr Julie Sharp, sağlık bilgilerinin Kanser Araştırma İngiltere’nin başkanı, şunları söyledi: “Bu etnik köken meme kanseri hayatta kalan bir kadının şansı etkileyen bir faktör olabileceğini endişe verici Bazı etnik nüfus meme bazı kanser türleri alma yüksek genetik risk taşıyan biliyorum. , ama bu fark belirti bilinç ya da özellikle endişe vericidir sağlık, erişim aşağı ise.

“Daha fazla araştırma genç siyah kadın nüks oranlarının daha yüksek olması nedeni bakmak için gereklidir, ancak herhangi bir etnik köken bu arada kadınlarda göğüslerini için neyin normal olduğunu farkında olmak ve tarafından kontrol alışılmadık yeni topaklar ya da bir şey almak gerekir kendi GP. Çoğu zaman meme değişiklikleri kanseri demek, ama kontrol herhangi bir olağandışı değişiklikleri almak için en iyisi olmaz değil.

Çarşamba, Ekim 23rd, 2013 Kadın Sağlığı, Kanser Yorum Yapılmamış

Egzoz gazları meme kanserini tetikliyor

egzoz

Solunum sistemi üzerinde olumsuz etkileri daha önce saptanan araçların saldığı egzoz gazlarının, göğüs kanseri riskini artırdığı açıklandı.

Kanada’nın Montreal kentindeki McGill ve Montreal üniversitelerinden bilim adamlarının tamamladıkları araştırma, Environmental Health Perspectives isimli tıp dergisinde yayımlandı.

McGill Üniversitesi Sağlık Araştırmaları Merkezi’nden Dr. Mark Goldberg, Montreal’de had safhada hava kirliliğinin yaşandığı 1986-1996 arası kirlilik verilerini incelediklerini belirterek, “trafiğin ve trafikteki araçların saldığı nitrojen dioksit (NO2) gazının yoğun olduğu bölgelerde, göğüs kanseri vakalarının da yüksek olduğunu saptadık” dedi.

CNN Türk’ün haberine göre, Goldberg, menopoz sonrası dönemdeki ileri derecede göğüs kanseri hastası 383 ve değişik kanser teşhisleri konulmuş 416 kadının verilerinin, kirlilik haritası verileri ile örtüştüğünü kaydetti.

Araştırma ekibinde yer alan Montreal Üniversitesi bilim adamlarından Dr. France Labreche ise, “bu araştırma ile trafikteki araçların neden olduğu kirliliğin göğüs kanserine yol açtığını söylemiyoruz. Ulaştığımız sonuç, bu kirliliğin, göğüs kanseri riskini artırdığıdır” dedi.

Düzenliyen: Pelin

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

Pazartesi, Ekim 11th, 2010 Genel Sağlık, Kanser 2 Yorum

Sivrisinek ısırığı diye umursamadı

Sivrisinek

Kanser olduğu 4 yılda anlaşıldı

Burnundaki kızarıklığı ”sivrisinek ısırığı” diye umursamayan, geçmemesi üzerine de 4 yıl yanlış ve eksik tedaviler uygulanan 79 yaşındaki Selver Çakır, cilt kanserini 8 yılda yendi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Çakır, 8 yıl önce burnunda meydana gelen kızarıklığın ve ardından başlayan kaşıntının ”sivrisinek ısırığı” olduğu düşünerek ciddiye almadığını söyledi.

Çakır, 3-4 ay sonra şikayetlerinin geçmemesi üzerine bir devlet hastanesinde dermatoloji uzmanına başvurduğunu anlatarak, verilen kremleri birkaç ay kullandıktan sonra yüzündeki kızarıklığın yaraya dönüşmeye başladığını kaydetti.

Krem tedavisinden hiçbir fayda görmediğini, aksine yaraların giderek büyümeye başladığını ifade eden Çakır, bunun üzerine hasta bölgenin 2 kez dondurularak tedavi edildiğini, bu tedavi sırasında 3 yıl acı çekerek yaşadığını dile getirdi.

Çakır, burnundaki yaraların gözüne doğru yaklaşması üzerine kulak burun boğaz uzmanına göründüğünü belirterek, kendisine cilt kanseri teşhisi konulduğunu ve ameliyat edildiğini anlattı.

-”ÇOK GEÇ ÖĞRENDİM”-

Kanserli bölgenin tamamen temizlenmemesi sebebiyle hastalığın yeniden nüksettiğini bildiren Çakır, cilt kanserinin tedavisini plastik cerrahi bölümünde tedavi edilmesi gerektiğini çok geç öğrendiğini söyledi.

Çakır, ”8 yıl sonra hastalık artık canımı alacakken plastik cerrahına gittim. Doktorlar hastalığın çok ilerlediğini ancak yine de ameliyat yapılabileceğini söyledi” dedi.

Ameliyat olmadan önce burnundan nefes alamadığını ve çok kötü kokular hissettiğini belirten Çakır, ”Yaşlıyım ama torunlarımla oynamak için yaşamak istiyorum. Nefes alamıyordum, yemek yiyemiyordum. Ameliyat sonrası yeniden yaratılmış gibiyim. Şimdi tekrar normale döndüm” diye konuştu.

-”CİLT KANSERİ TEDAVİSİNİ PLASTİK CERRAH YAPAR”-

Opr. Dr. Ümran İleri de Çakır’ın kendilerine geldiğinde hastalığın en ileri safhasında olduğunu belirterek, cilt kanserlerinin tedavisinin dünyanın her yerinde başından sonuna kadar plastik cerrahlar tarafından yapıldığına dikkati çekti.

Hastanın en ileri ve zor durumda bir plastik cerraha başvurduğunu anımsatan İleri, ”Hasta yıllarca rahatsızlığını sona erdirecek doktoru aramış. Yanlış yönlendirmeler sonucunda maalesef hastalık ilerleyince bir plastik cerraha başvurmuş. Burnundaki kızarıklık ilk ortaya çıktığında plastik cerraha başvursaydı, kanseri ilerlemeden tedavi edebilirdik, yüzündeki izler de daha az olurdu” dedi.

İleri, hastanın kanserli dokularını, sağlam dokuyu da içeren bir güvenlik marjıyla geniş bir şekilde çıkardıklarını, oluşan defekti kapatmak, burnunu yeniden estetik ve fonksiyonel açıdan oluşturmak için kulaktan ve diğer vücut kısımlarından aldıkları dokuları kullandıklarını anlattı.

-”CİLT KANSERİ ÖNLENEBİLİR”-

Cilt kanserinin diğer kanserler arasında önlenebilir hastalık grubunda olduğunu bildiren İleri, şunları kaydetti:

”Erken teşhis bu tür hastalıklarda çok önemlidir. İnsanlar, bilgisizlik yüzünden vücutlarında çıkan izleri önemsemeyerek, hastalığın iyileşme ihtimalini düşürüyor. 40′lı yaşlardan sonra vücut izlenmeli. Kişi, yeni beliren ve uzun süren kızarıklık, kaşıntı, iğne batma hissi gibi şikayetler olduğunda mutlaka plastik cerraha başvurmalı. Basit bir operasyonla tedavi edilebilecek olan cilt kanseri ihmal edilmesi halinde ölümle sonuçlanabilir.”

Türkiye’de 50 yaş üstü insanlarda cilt kanserine yakalanma oranının yüzde 60 olduğunu belirten İleri, özellikle güneşten daha fazla etkilenen beyaz tenliler ile hayatının herhangi bir döneminde güneş yanığına maruz kalan insanların cilt kanserine yakalanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu anlattı.

İleri, güneş koruyucularının bebeklikten itibaren açıkta kalan vücut bölgelerine, özellikle yüze sürülmesinin cilt kanserine yakalanma ihtimalini azalttığını sözlerine ekledi.

Düzenliyen: Başhakim Haluk Tarhan

Tags: ,

Cumartesi, Eylül 4th, 2010 Genel Sağlık, Kanser Yorum Yapılmamış

Göğüs Kanserine Tedavi Umudu

Bilim dünyasından göğüs kanseri hastalarını sevindirecek yeni bir buluş haberi geldi. Kanadalı bilim adamlarınca geliştirilen yöntemin, göğüs kanseri hastalığını yüzde 80 oranında kesin tedavi ettiği ifade ediliyor…

Dr. Marc Wrana’nın The Journal Nature Biotechnology’nin son sayısında yayımlanan bilimsel makalesine göre, DyNeMo (Dynamıc Network Modularity) adı verilen ve Kanada’nın Toronto Mount Sinai Hastanesi bünyesindeki Samuel Lunenfeld Araştırma Entitüsü bilim adamlarından Dr. Marc Wrana tarafından geliştirilen yöntem, göğüs kanserinde kanserli hücrelerin vücutta dağılacakları bölgelerin önceden belirlenmesine yarıyor.

Yeni teknolojiyle her hastanın kanserli tümörlerinin yapısı ve dağılma yönleri belirlenerek, bu hücrelerin durdurulması sağlanabilecek. Makalesinde, yeni yöntemle bugüne kadar göğüs kanseri 350 kadın hastanın tümör takibinin yapıldığını belirten Dr. Marc Wrana, “Her tümörün ayrı bir protein ağı organizasyonuna sahip olduğunu belirledik. Böylece, tedavinin seyri içinde hangi ağ üzerinde ne tür bir müdahale yapabileceğimize şimdi daha kolay ve çabuk karar verebileceğiz. Bu da, hastalığın yüzde 80 oranında kesin tedavisi anlamına geliyor” diye yazdı.

DyNeMo yönteminin dünyanın değişik yerlerindeki kanser araştırmaları merkezleriyle ortak bir ağ üzerinde kullanılabileceğini belirten Wrana, “böylelikle, daha çok çeşitli vakaya ilişkin deneyimlerini hastalığın ortadan kaldırılması amacıyla kullanabileceklerini” kaydetti.

Tags: ,

Çocukta gözlük kullanımının önemi

Hayattaki en değerli varlıklarımız çocuklarımızdır. Onların sağlıklı bir hayat sürdürmeleri için ailelerin yapamayacağı şey yoktur. Fakat bazen ihmalden, bazen bilgi eksikliğinden dolayı sonradan telafi edilemeyecek sorunlarla karşılaşılabilir. Bu sebeple hiç sorun olmasa bile çocuklar ilk doğduklarında, 6 aylıkken ve okula başlamadan önce bir göz doktoru tarafından muayene edilmelidirler.

En ufak şüphede ise hangi yaşta olursa olsun hemen göz doktoruna başvurulmalıdır. Çünkü çocuklarda, önemsiz sanılan veya çevrenin etkisinde kalarak büyüdüğünde düzeleceği düşünülerek ihmal edilen bazı göz hastalıkları olabilir. Bunu komşular veya başka branş doktorları tespit edemez. Bunun tanısını koyacak kişi göz doktorudur.

Bebeklerde görülebilen hastalıklar katarakt, kanjonktivit, kornea hastalıkları, glokom, göz tümörleri, prematüre retinopatisi ve gözyaşı kanal tıkanıklıklarıdır.

En sık rastlanan çocukluk çağı göz hastalıkları görme kusurları, şaşılık ve göz tembelliğidir. Bu hastalıklar özellikle erken teşhis edildiğinde başarı ile tedavi edilebilir.

Tags: , , ,

Yüksek meme kanseri riski taşımak

Kadınların kâbusu olan ve hayatlarını karartan meme kanserinin görülme sıklığı her geçen gün artıyor. Bazı kadınların diğer kadınlara göre daha fazla risk taşıdığını belirten uzmanlar, kimlerin daha fazla risk altında olduğunu anlattı.

Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç.Dr. Gürsel Soybir, yüksek meme kanseri riski doğurabilecek durumları şu şekilde sıraladı:

- Daha önce memede kansere öncü sayılabilecek bir lezyonun bulunmuş olması.

- Genetik olarak meme kanseri gelişimine yatkın genlerin taşınması.

- Ailesinde veya akrabalarında meme kanseri gelişmiş olması.

- Uzun süreli doğum kontrol haplarının kullanılması.

- Menopoz sonrası dönemde uzun süreli ve yüksek dozlarda östrojen replasman tedavisi yapılması.

- Çocukluk veya gençlik çağında başka bir nedenle göğüs bölgesinin ışınlanmış olması.

- Adet başlama yaşının erken, adetten kesilme yaşının geç olması.

- Hiç doğum yapılmaması veya ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapılması.

- İlerlemiş yaş. Meme kanseri en sık 50-65 yaşları arasında görülüyor.

- Aşırı yağlı gıdalarla beslenme.

- Mamografi taramalarında yoğun meme saptanması.

- Yumurtalık ya da rahim kanseri hikayesi olması.

- Elektromanyetik alanlara ve radyasyona sürekli maruz kalınması.

http://blogyorum.com/wp-content/uploads/2008/12/meme-kanseri.jpg

Meme kanserinin belirtileri nelerdir?

1. Memede şişlik olması. Genellikle ağrısız, sertçe, hareket ettirilebilen veya yerinden oynamayan, zamanla büyüyebilen kitle varlığı.

2. Memenin genel olarak boyutunda veya şeklinde oluşan değişik olması.

3. Meme cildinde kızarıklık, morluk, yara, damar genişlemesi, içeri doğru çöküntü, yaygın küçük şişlikler, portakal kabuğu görünüşü gibi noktasal çekintiler şeklinde değişikliklerin meydana gelmesi.

4. Meme başı ve çevresinde renk ve şekil değişikliği, meme başında genişleme, düzleşme, içe çökme, yön değiştirme, kabuklanma, çatlaklar oluşması, yaralar çıkması.

5. Meme başından gelen kanlı veya kansız akıntı.

6. Koltuk altında görülebilen veya elle fark edilen ağrılı ya da ağrısız şişliklerin varlığı.

Doç. Dr. Gürsel Soybir, meme kanseri riskinizi test etmeniz için küçük bir test hazırladı.

Meme kanser riskiniz nedir?

1. İlk âdetinizi görme yaşınız kaçtır?
A) 11 yaşından sonra
B) 11 yaşından önce

2. Menopoza girme yaşınız kaçtır?
A) 55 yaşından önce
B) 55 yaşından sonra

3. İlk doğum yaşınız kaçtır?
A) 30 yaşından önce
B) 30 yaşından sonra veya hiç doğum yapmamış iseniz

4. Uzun süre doğum kontrol hapı kullandınız mı?
A) 3 yıldan daha az süreli kullanmış iseniz
B) 3 yıl ve daha uzun süre kullanmış iseniz

5. Uzak akrabalarınızda 1 veya 2 tane meme kanseri var mıdır?
A) Yok
C) Var

6. 1 tane yakın akrabanızda (anne, kız kardeş, çocuk) akrabanızda meme kanseri var mı?
A) Yok
D) Var

7. Birden fazla yakın akrabanızda meme ya da yumurtalık kanseri var mıdır?
A) Yok
E) Var

8. Yakın akrabalarınızda iki taraflı veya genç yaşta (40 yaşın altında) gelişen meme kanseri var mıdır?
A) Yok
E) Var

Puanlama:
A :0 puan, B : 1 puan, C : 5 puan, D: 10 puan, E: 20 puan

Değerlendirme:

0 puan: Bir risk faktörünüz yok. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma oranınız %10 civarında. Standart tarama programına giriniz.

1-4 puan: Hafif risk grubundasınız. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma riskiniz %10-15 arasında. Standart tarama programına giriniz.

5-9 puan: Orta dereceli risk grubundasınız. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma oranınız yüzde 10-20 arasında. Standart tarama programına giriniz.

10-19 puan: Yüksek risk grubundasınız. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma oranınız %20 nin üzerinde. Özel tarama ve takip programına ihtiyacınız var.

20-59 puan: Oldukça yüksek bir risk grubundasınız. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma oranınız yüzde 20-85 arası. Özel tarama ve takip programına ihtiyacınız var.

Meme kanseri gelişme riski nasıl azaltılır?

1. Her ay memelerinizi kendiniz muayene ediniz.

2. Varsa risk faktörlerinizi belirleyiniz. Eğer bir risk faktörünüz varsa hangi periyotla nasıl takip edileceğinizi öğreniniz.

3. Yılda bir kere meme hastalıkları ile uğraşan bir cerraha muayene olunuz.

4. 40 yaşından sonra 2 yılda bir kez, 50 yaşından sonra her yıl düzenli mamografi çektiriniz.

5. Olabildiğince ideal kilonuzu korumaya çalışınız. Lifli gıdalar, bol sebze ve meyveye ağırlık veriniz.

6. Düzenli spor yapınız.

7. Sigara içmeyiniz, aşırı alkollü içkiden kaçınınız.

Tags: ,

Hamile kadınlar nasıl beslenmeli?

Anne adaylarının hamilelik süreci bebeğin gelişimi ve sağlığı için oldukça önemli. Hem hamilelik süresince hem de hamilelik sonrası bebeğin ve kendisinin sağlıklı olabilmesi için anne adaylarının beslenmelerine çok dikkat etmeleri gerekiyor.

Bebeğin beyin içi gelişimiyle ilgili bazı hastalık ve sakatlıkları önlediğinden, hamilelere rutin olarak folik asit vitamini kullanmaları öneriliyor.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Kadın ve Doğum Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Başaran, yaptığı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü’nün, hamilelere folik asit (B grubundan bir vitamin) ve demir vitamini gibi iki önemli ek elementi mutlaka kullanmalarını tavsiye ettiğini söyledi.

Günümüzde folik asit vitamininin sadece gebelik süresince değil, gebelikten önceki 3 aylık dönemde de alınmasının önerildiğini anlatan Başaran, şunları kaydetti:

“Bebeğin beyin içi gelişimiyle ilgili bazı hastalık ve sakatlıkları önlediğinden, hamilelere rutin olarak folik asit vitamini kullanmalarını öneriyoruz. Çünkü gebelik beraberinde bebeğin gelişimiyle bazı vitamin ve minerallerin daha çok alınmasını gerektiren durum. Geçen mayıs ayında ABD’de öneriler güncellendi. Günümüzde artık gebe kalma potansiyeli olan yaş grubu tüm kadınların folik asit vitamini almaları isteniyor. Folik asit son derece önemli vitamindir.”

Hamilelikte kilonun önemi

Gebelik haftası ilerledikçe bebeğin büyümesiyle birlikte annenin metabolik yükü ve besin ihtiyacının arttığına dikkati çeken Başaran, şöyle konuştu:

“Gebelikte kilo çok önemli. Belli oranda alınması önerilmesine rağmen aşırı kilo almak ya da almamak gebelikte hastalıkların göstergesi olabiliyor. Gebelik öncesi kilosu düşük olanların 9 ay süresince 12-18 kilogram alması normal kabul edilirken, normalin üzerinde daha kilolu hastalarda bu öneriler 11-15 kilogram sınırına düşüyor. Obezite gibi şişmanlık problemi görülen gebelerde ise 5-10 kilogramın aşılmaması gereklidir.”

Gebelikte beslenme önerileri

Gebelikte açlığa dayanıksızlığın söz konusu olduğundan ara öğünlerde mutlaka meyve tüketilmesinin istendiğine işaret eden Yrd. Doç. Dr. Başaran, şunları kaydetti:

“Hamileler günde 3 litre su almak zorundadırlar. Ayrıca süt, ayran, komposto, limonata ve meyve suları tüketilmelidir. Ancak, çay ve kahve önermiyoruz. Protein ihtiyacı gebenin kilosuna göre günlük 70-80 grama karşılık geliyor. Kalsiyum açısından 1 su bardağı süt alınmasını öneriyoruz.

Bir yumurta, kibrit kutusu kadar beyaz peynir ve ekmek önemli, kahvaltıda meyve suyu veya ıhlamur da içilebilir. Ara öğünlerde genellikle porsiyon olarak meyve, yatmadan önce süt veya yoğurt öneriyoruz. Akşam yemeklerinin hafifliliği hamilelerin daha rahat olmasını sağlayacaktır.”

Tags: , , ,

sesli sohbet
  • Temizlik
  • Göztepe Temizlik
  • Erenköy Temizlik
  • Ataşehir Temizlik
  • Acıbadem Temizlik
  • Fikirtepe Temizlik
  • Koşuyolu Temizlik
  • Maltepe Temizlik
  • Kartal Temizlik
  • Ümraniye Temizlik
  • Çamlıca Temizlik
  • Sesli Sohbet
  • Vatan Sesli
  • SesliDuy
  • Uhg
  • seslivatan
  • TOPlist
  • sohbet sohbet
  • |
  • seslivatan | | SesliVatan | SesliKal | SesliDuy | seslikal | | TıklaBence | | Omegle | | SesliSayfam | Omegle | Camfrog | Omegle | | görüntülü chat | seslipop | camlı görüntülü chat | kameralı chat | Skype indir Kaçak Site Ekle | | SesliKal | SesliDuy | SesliKal | | | asildünya | eniyisesli | seslimekan | | sesliyaz | sesliyaz | seslipop |